<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet siteleri, Sohbet sitesi, Chat siteleri, Sohbet kanallari, Chat kanalları, chat odaları, Chat sohbet, ankara sohbet, Chat, Sohbet, cet siteleri, cet odasi &#187; Biyografi</title>
	<atom:link href="http://www.asiask.net/category/biyografi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.asiask.net</link>
	<description>AsiAsk Sohbet Siteniz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jan 2010 16:04:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Son Yeniçeri</title>
		<link>http://www.asiask.net/biyografi/necati-sasmaz-biyografisi-hayati.html</link>
		<comments>http://www.asiask.net/biyografi/necati-sasmaz-biyografisi-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 18:12:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Master</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kurtlar]]></category>
		<category><![CDATA[kurtlar vadisi pusu]]></category>
		<category><![CDATA[polat alemdar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asiask.net/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Bu iş böyle olmaz ise sen bilürsün Padişah’ım ! “ “ İstemezük ! “ naralarıyla sık sık muhtıra verip , ayak divanı toplayarak , kelle alıp , kelle satan , memleketi kurtarmak ! için ikide bir kazan kaldırıp ihtilal yapan bir ordu vardı . Sık sık darbeler yapan bu ordunun adı Yeniçeri Ocağı idi . [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu iş böyle olmaz ise sen bilürsün Padişah’ım ! “ “ İstemezük ! “ naralarıyla sık sık muhtıra verip , ayak divanı toplayarak , kelle alıp , kelle satan , memleketi kurtarmak ! için ikide bir kazan kaldırıp ihtilal yapan bir ordu vardı . Sık sık darbeler yapan bu ordunun adı Yeniçeri Ocağı idi . Osmanlı Devletinin en kudretli döneminde dahi sayısı on bin kişiyi geçmeyen bu politikacı askerler , devleti ve hükümetleri vesayet altında tutardı . Herkes Yeniçeri generallerinin ağzından çıkan söze önem verirdi . Yeniçeri Hüseyin , gençliğinde bıçkın bir delikanlı idi . Sık sık olay çıkarıp dayak yer , hapse atılır ama gözünü budaktan sakınmadığı için çok sevilir , kendini çabuk affettirirdi . Zaten Yeniçeri Ocağının zabit ve neferlerinde her türlü hergelelik mevcuttu . Genç yeniçeri Hüseyin , bir gün izinli olarak birliğinden ayrılmış , şehirde aylak aylak dolaşmaya başlamıştı . Aniden cin çarpmış gibi oldu . Annesiyle birlikte yürüyen genç , güzel bir kız görünce takip etmeye başladı . Kız da Hüseyin’in farkına varmıştı . Yaşmağının altından attığı çapkın bakışlar yürüyüşüne de yansımış , delikanlıyı bir uydu gibi cazibesine almıştı . Ağa Hüseyin aşk yıldırımıyla çarpılmış , birkaç defa takipten vazgeçmek istediyse de başaramamıştı . Bu tatlı bela son derece güzel , Yeniçeri Hüseyin de biraz içkili yani çakırkeyfdi . Anne kıza arkadan yaklaşan Hüseyin , birden genç kıza sarılarak iki yanağından öptü . Uzaktan Ağa Hüseyin’i tahrik eden kız , işin bu raddeye geleceğini tahmin edemeyince çığlık kopararak düşüp bayıldı . Annesi avazı çıktığı kadar bağırıyor , beddualar savuruyordu . Çevreleri bir anda insan doldu . Güçlü kuvvetli birkaç esnaf Ağa Hüseyin’in üzerine yürüyerek yakaladılar . O sırada Karakollukçular da yetişerek , Ağa Hüseyin’i yaka paça ederek Ağa’nın huzuruna götürdüler . Yeniçeri Ağası kalın bir sesle gürledi : – Gel bakalım delikanlı ! Hesap göreceğiz . Sen benim kim olduğumu bilir misin ? – Bilirim Ağa’m ! – Peki , bu ettiğin halta ne diyeceğiz ? – Ne diyeyim Ağa’m ; kör nefse uyduk … – Seni zindana atacağımı düşünemedin mi ? – Düşündüm ve hesapladım Ağa’m ! – Diri diri derini yüzeceğimi … – Düşündüm ve hesapladım Ağa’m ! – Asacağımı düşünmedin mi ? – Hesapladım Ağa’m ! Yeniçeri Ağası her tehdidin ardından “ Hesapladım Ağa’m “ cevabını aldıkça çılgına döndü . Birden adamlarına emir verdi : “ Alın şu it oğlu iti ; Cerrahpaşa’ya götürüp iyice budatın . dibinden kestirin Sonra da Harem Ağa’larının arasına atın . “ deyince Ağa Hüseyin’in gözleri fal taşı gibi dehşetle açıldı . – Aman ; ayaklarını öpeyim Ağa’m ! Yemin ederim ki bu kadarı hesabımda yoktu ; Ağa’m ! Ağa Hüseyin göze girerek zamanla yükseldi . Vezir paşa olmasına rağmen o , hep ‘Ağa’ kelimesi başa gelerek Ağa Hüseyin Paşa olarak anıldı . Ağacı kesen baltanın sapı da ağaçtan olurmuş . Padişah II.Mahmut , Yeniçeri Ocağı’nı kapatmayı kafasına koyunca Yeniçeri Ağası yaptığı Ağa Hüseyin Paşa’yı görevlendirdi . Planlar gizli tutuldu . 1826 Yılında Yeniçeri kışlalarını topa tutarak Ocağı öyle bir dağıttı ki binlerce yeniçerinin kanı İstanbul sokaklarında sel gibi aktı . Halk o kadar bezgin ve nefret yüklüydü .Yeniçeri mezarları bile kırılıp yerle bir edildi . Ağa Hüseyin Paşa , gırtlağına kadar siyasete bulaşmış , cuntalaşmış , ihtilalci bir orduyu yok ederek adını tarihe “ Son Yeniçeri “ olarak yazdırdı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asiask.net/biyografi/necati-sasmaz-biyografisi-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
