Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?
09 Ocak 2010 Yazan Master
Kategori İlginç Bilgiler
Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı “Soğuk Işık”tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğinışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir
Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?
09 Ocak 2010 Yazan Master
Kategori İlginç Bilgiler
Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.
İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?
09 Ocak 2010 Yazan Master
Kategori İlginç Bilgiler
Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.
Kulak Çınlaması Nedir ? Hakkında Bilgiler
Halk Arasında Kulak Çınlaması Diye Bildiğimiz Bir haStalığın Şimdi Bütün Bilgilerini Göreceğiz. Normalde Kulak Çınladığı Zaman Bizler Birinin Bizden bahsettiğini Söyleriz. Kulak Çınlamasının Bir çok Çeşitleri Var Buyrun Hep beraber Okuyalım Ve Bilgileri Kazanalım.
DIŞ KULAK
Dış kulak, kulak kelepçesi ve dış kulak yolundan oluşur.Bu yapılar ses dalgalarını toplar ve kulak zarına ulaştırır.
ORTA KULAK
Orta kulak, kulak zarı ve iç kulak arasında yer alır. Bu boşluk üç kemikçik içerir: Malleus,inkus,stapes(çekiç ve örs üzengi). Kulak zarının titreşimleri orta kulak boşluğundan bu kemikçikler yoluyla iletilir. Üçüncü kemikçiğin (stapes) hareketi iç kulak sıvılarında dalgalanmaya neden olur. Orta kulak duvarları buradakine benzer bir zar (mukoza) ile kaplıdır. Salgı bezleri ve damarlar içerir. Bu boşluk östaki borusu yoluyla genizle bağlantılıdır. Östaki borusu orta kulak boşluğundaki hava basıncını atmosferik basınçla eşitler(yükseklik değişikliklerinde kulakta duyulan ?pop? sesi bu yolladır)
İÇ KULAK
İç kulak, bir kemik kapsül içindedir; sıvı ve saçlı işitme hücrelerini içerir. Etrafı çok ince damarlara beslenen ince ve şeffaf bir zar ile çevrilidir. Bu bölümdeki sıvıda stapesin hareketi ile oluşan elektriksel uyarıya çevrilir.
İŞİTME YOLLARI (SİNİRİ)
İç kulakta oluşan elektriksel uyarı, işitme siniri yoluyla beyine ulaştırılır. Beyine gide işitme siniri, denge siniri ve yüz siniriyle birlikte küçük bir kemik kanaldan geçer.
BEYİN
İşitme siniri beyine ulaştığında çok geniş bir telefon şebekesinden daha kompleks interkominikasyon sistemine ayrılır. Sinir uyarıları bundan sonra ses olarak algılanırlar.
OBJEKTİF ÇALIŞMA (TİNNİTUS)
Çınlamaların büyük bölümü sadece hastanın kendisi tarafından duyulur. Buna ?subjektif çınlama? adı verilir. Hem hasta hem hasta hem de çevredekiler tarafından duyulan çınlama ?objektif çınlama? olarak isimlendirilir. Çınlamanın daha az görülen şeklidir. Objektif çınlama orta kulak veya östaki tüpündeki kas spazmlarına veya kulağı çevreleyen kan damarlarındaki anormalliklerine bağlı olabilir.
MUSKULER (KASLARA AİT) ÇINLAMA
Çınlama, orta kulak kemikçiklerine yapışan iki kastan birinin veya östaki borusuna bağlanan kaslardan birinin spazmına bağlı olabilir. Orta kulakta iki adet kas bulunur. Stapes kemikçiğine yapışan kas(stapes kası) ve malleus kemikçiğine yapışan kas (tenson timpani). Bu kaslar normalde yüksek seslerde veya irkilme durumunda kasılırlar. Bununla birlikte bu kaslardan bir veya her ikisi belirgin bir sebep olmaksızın belirli aralıklarla ritmik olarak kasılmaya başlayabilirler. Bu kaslar orta kulaktaki işitme kemikçiklerine bağlandıklarından, kasılmaları kulakta tekrarlayıcı seslere neden olur. Bu tıkırtılar can sıkmasına karşın bir tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden azalırlar. Kas spazmı devam ederse, ilaç tedavisi (kas gevşeticiler) veya ameliyat (spastik kasın kesilmesi) gerekebilir. Östaki borusuna yapışan kaslardan birinin spazmına bağlı ortaya çıkan muskuler çınlama pek sık değildir. Fakat, kulakta ritmik takırtılara neden olabilirler. Bu duruma ?palatal myoclonus? adkı verilir ve genellikle kas gevşeticilere cevap verir.
DAMARSAL ÇINLAMA (VASKULER TİNNİTUS)
Orta ve iç kulağa çok yakın komşulukta iki büyük damar mevcuttur. Juguler ven ve karotit arter. Bunlar beyni besleyen iki majör damardır. Kalp atımlarının veya bu damarlarda dolaşan kanın sesinin duyulması olağan değildir. Ateşli hallerde, orta kulak enfeksiyonlarında veya ağır egzersiz sonrası bu durum görülebilir. Dolaşımdaki hızlanış geçicidir ve genellikle egzersiz ve ateş düşürüldüğünde azalır. Çevreden bu sesler duyulmaz. Bazen kan akımından doğan bu ses çevreden de duyulabilir. Bu durum, damar duvarının kalınlaşmasına(yaşlılarda normaldir) damarların daralmasına veya damar duvarında anormal gelişimlere bağlı olabilir. Bu nadir durumlarda tanı ve tedavi için ileri tetkik gerekebilir.
DIŞ KULAK ÇINLAMASI
Dış kulak yolunun ?wax? kulak kiri, yabancı cisim veya şişme sonucu tıkanması işitmede azalmaya veya kulak zarında baskıya yol açabilir. Bu durum sıklıkla pulsatil (nabızlı) tip çınlamaya yol açar.
ORTA KULAK ÇINLAMASI
Orta kulak rahatsızlıkları alerji, enfeksiyon, yaralanma, nedbe dokusu veya orta kulak kemikçiklerinin hareketliliğinin azalmasına bağlı oluşabilir. Bu rahatsızlıklar sıklıkla işitme kaybı ile sonuçlanır ve çınlamaya yol açabilirler. Fakat işitme kaybının derecesi ile çınlamanın şiddeti arasında bir paralellik bulunmaz.
İÇ KULAK ÇINLAMASI
İç kulak kompartımanındaki sıvıda basınç değişikliğine yol açan herhangi bir durum çınlamaya yol açabilir. Bu enfeksiyon, alerji veya dolaşım bozukluklarına bağlı olabilir. (sadece sıvıda değil aynı zamanda iç kulağı örten zarda da değişikliğe yol açarlar).
SİNİR YOLLARI ÇINLAMASI
Sinir yolları işitme mekanizmasının en hassas yapılarıdır. Sıvı dalgalarını sinir uçlarına çeviren küçük saçlı hücreler gözde ışık dalgalarını sinirsel uyarılara çeviren retina hücrelerine eş değerdirler. Bu hassas hücrelerde en ufak bir ödem veya parazit, fonksiyon ve uyarılmada azalmaya yol açar. Bu durumu birçok nedenle ortaya çıkabilir: Enfeksiyon, alerjik ödem, sistemik hastalıkları(akut veya kronik), toksik etkiler, anı patlama sesine maruz kalma veya duyarlı kişilerin uzun süre sese maruz kalması, hastanın duyarlı olabileceği belirli ilaçlar ve kan akımı ile beslenmeyi değiştirebilecek hassas değişiklikler. Basınç değişiklikleri sinir beyine giderken geçtiği kemik tünelde içte ve dışta ödeme(şişmeye) yol açabilir. Bu durumlarda bazen tek taraflı çınlama ortaya çıkar ve kemik tüneli genişleyemediğinden ayı tünelden geçen denge ve yüz siniri de baskı altında kalarak işitme siniri gibi zarar görür. İşitme yollarının herhangi bir yerinde küçük damarların yırtılması veya spazmı basınç ve dolaşımda bozukluğa yol açar. Neticede işitme kaybı olup olmaksızın ani çınlama ortaya çıkabilir. Pıhtı ufak ise az veya kalıcı değişiklik olmaksızın emilebilir. Bu durum basınç fenomeni gibi sadece tek taraflı görünür ve bir kez oluştu diye, aynı veya karşı tarafta oluşacağı anlamına gelmez.
BEYİN ÇINLAMASI
Ödem, basınç veya dolaşım bozukluğuna bağlı herhangi bir rahatsızlık bazen tek yada çift taraflı işitme yollarının beyine girdiği veya sonlandığı yeri tutabilir. Çoğunlukla belirtiler tek kulağa lokalizedir ve doktoru hastalığın nedeni ve lokalizasyonu konusunda aydınlatabilecek diğer belirti ve bulgular da mevcuttur.
İŞİTME KAYBI
Çınlamaya işitme kaybı eşlik edebilir, ya da etmeyebilir. Bu belirtilerin sayısız nedenleri etüt edildiğinde çınlama mevcudiyetinde işitmenin neden etkilenebileceğini anlamak daha da kolaylaşır. Çınlamayla birlikte işitme kaybı da mevcutsa çınlamanın ciddiyeti işitme kaybı konusunda yol gösterici değildir. Çınlaması olan birçok kimse işitmelerini kaybedeceği korkusu içindedir. Bu gereksiz bir korkudur.
STERS VE DEPRESYON
Fiziksel veya emosyonel stres her insanın hayatında periyodik olarak mevcuttur. Kimilerinde kroniktir ve bazı belirtiler ya da depresyona yol açabilir. Bazen çınlama gibi bir belirti kendi içinde depresyona yol açabilir ve bu da varolan çınlamayı daha can sıkıcı hale getirir. Bu bilgilerimize göre ciddi çınlaması olan bir hastayı antidepresanlar veya anksiyete ilaçları ile tedavi edebiliriz. Bu tür hastalar aynı zamanda ?biofeedback? tedaviden en fazla yarar gören hastalardır.
TEDAVİ
Tetkikler sonucu lokal veya genel bir neden saptanabilmişse bu problemin düzeltilmesi ile çınlama bertaraf edilebilir. Bununla birlikte vakaların çoğunda çınlamayı ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi veya cerrahi tedavi mevcut değildir.
GENEL TEDBİRLER
Her türlü gürültülü sesten kaçının. Zorunlu hallerde kulaklık veya kulak tıkacı gibi koruyucular l kullanınız. Çınlamanızı artıran belirli seslere maruz kaldıysanız bu tecrübeyi bir kez daha yaşamaya çalışın.
Nevröz anksiyeteden (sinirsel gerginlik) kaçının. İşitme sistemi uyarılabilir.
Yeterli derecede istirahat edin ve aşırı yorgunluktan kaçının
Uyarıcı ilaçlar kullanmaktan kaçının. Bu nedenle aşırı kahve ve sigara kullanmayın.
Çınlamanın, can sıksa da, bir gerçek olduğunu kabul edin ve mümkün mertebe bunu ciddiye almamaya çalışın.
Çınlama sağırlığa yol açmaz. Aklınızı kaybetmenize veya ölüme de yol açmaz. Bu tür kötü düşünceleri kafanızdan silin.
Genellikle yatağa girildiğine veya etraf sessizken çınlama daha fazla olur. Odadaki herhangi bir ses (saat gürültüsü yada radyo sesi) çınlamayı maskeler ve dikkatinizi ona vermemenizi sağlar. Uyurken gürültüyü maskelemek için değişik tonlara ve şiddete ayarlanabilen bir alet mevcuttur. Bu aletin adı ?sleep mate? uyku arkadaşıdır. Sleep-A-tone modeli Amerika?da ve iyi bir tinnitus maskeleyicidir.(Dalga, rüzgar ya da yağmur sesi seçenekleri vardır, istenilen şiddete ayarlanabilir).
Yüksek yastıkta yatılırsa (bir ya da iki yastıkla, baş yüksekte) kafada konjesyon (göllenme) daha az olacağından çınlama da daha az olacaktır.
Geçici rahatlama için bazen sedatif (sakinleştirici) veya benzeri araçlar kullanılabilir.
İŞİTME CİHAZI
Çınlamaya işitme kaybı eşlik ediyorsa hafif işitme kaybına bile işitme cihazı kullanılması (hasta kulağa) çınlamayı maskelemede oldukça etkilidir.
BİOFEEDBACK ÇALIŞMA
Biofeedback çalışma bazı hastalarda çınlamanın şiddetinin azaltılmasında etkilidir. Tedavi saatlik oturumlar halinde biofeedback egzersizleri içeriri. Hasta vücudunun çeşitli bölgelerindeki kan akımını kontrol etmeyi ve kafaya yapışan kasları gevşetmeyi öğrenir. Hasta bu şekilde gevşemeyi öğrenebilirse çınlama çoğunlukla azalır.
ÇINLAMAYI MASKELEME
İşitme kaybı olan hastalarda çınlamanın en tekili tedavisi bir işitme cihazı kullanmaktır. Cihazda duyulan ses konuşulanları anlamayı arttırdığı gibi çınlamayı da maskeleyerek daha az duyulmasını sağlayacaktır. İşitmesi normal olan, fakat çınlamadan çok şikayetçi olan hastalara çınlama maskeleyici (tinnitus masker) etkili olabilir. Küçük bir elektronik alet olan bu maskeleyici, işitme cihazı şeklinde devam etmiştir. Bu alet çıkardığı ses ile kullanılanın duyduğu çınlamayı engeller. Tinnitus maskeleyici hastaların çevredeki sesleri çınlamadan daha iyi tolere edilebileceği esası üzerine geliştirilmiştir. Çınlamanın frekansı saptanmaya çalışılır ve sonra bu frekansa yakın ses üreten bir maskeleyici önerilir. Maskeleyici hastaya bir müddet kiralanabilir ve bu süre içinde hasta maskelemenin etkili olup olmadığını test eder.
SONUÇ
İşitme yolları vücudun en hashas ve duyarlı mekanizmalarından biridir. Genel sinir sistemi ile direkt ilişkisi olduğundan kişinin anksiyete (sinirsel gerginlik) durumu ile orantılı cevaplar üretecektir. Çınlamanın herhangi bir yolla tedavisinde başarılı olabilmek için önce hastanın bu belirti kompleksi konusunda detaylı bilgilendirilmesi gerekmektedir. Kulak problemleri ile ilgili herhangi bir sorunuz olduğunda çekinmeden bizi arayın.
Çınlama oldukça yaygın olarak görülmektedir. Aralıklı veya daimi, hafif ya da çok şiddetli, kaba tonlarda veya yüksek frekanslarda (tiz) olabileceği gibi subjektif (Sadece hasta tarafından işitilir), ya da objektif (çevre tarafından da işitilir) olabilir. Çınlama bir hastalık olarak algılanmamalıdır, sadece bir belirtidir (ağrı gibi). İşitme sinirinin nedeni sesi iletmek olduğundan bir nedenle uyarıldığında beyin bu uyarıyı ses olarak algılar. Bu durum herhangi bir duyu siniri için de geçerlidir. Birisi derinizi çimdiklerse,uyarılan sinir ağrı duyusunu ilettiği için canınız yanar. Çınlamaya işitme kaybı eşlik edebilir. İşitme desibel (Db) ile ölçülür. 0-25 dB arası işitme sohbet için normal olarak değerlendirilir.
İşitme seviyesi (dB) İşitme kaybı yüzdesi
25 dB 0
30 dB (hafif) 8
35 dB (hafif) 15
45 dB (orta) 30
55 dB (orta) 45
65 dB (ciddi) 60
75 dB (ciddi) 75
85 dB (ciddi) 90
Son Yeniçeri
Bu iş böyle olmaz ise sen bilürsün Padişah’ım ! “ “ İstemezük ! “ naralarıyla sık sık muhtıra verip , ayak divanı toplayarak , kelle alıp , kelle satan , memleketi kurtarmak ! için ikide bir kazan kaldırıp ihtilal yapan bir ordu vardı . Sık sık darbeler yapan bu ordunun adı Yeniçeri Ocağı idi . Osmanlı Devletinin en kudretli döneminde dahi sayısı on bin kişiyi geçmeyen bu politikacı askerler , devleti ve hükümetleri vesayet altında tutardı . Herkes Yeniçeri generallerinin ağzından çıkan söze önem verirdi . Yeniçeri Hüseyin , gençliğinde bıçkın bir delikanlı idi . Sık sık olay çıkarıp dayak yer , hapse atılır ama gözünü budaktan sakınmadığı için çok sevilir , kendini çabuk affettirirdi . Zaten Yeniçeri Ocağının zabit ve neferlerinde her türlü hergelelik mevcuttu . Genç yeniçeri Hüseyin , bir gün izinli olarak birliğinden ayrılmış , şehirde aylak aylak dolaşmaya başlamıştı . Aniden cin çarpmış gibi oldu . Annesiyle birlikte yürüyen genç , güzel bir kız görünce takip etmeye başladı . Kız da Hüseyin’in farkına varmıştı . Yaşmağının altından attığı çapkın bakışlar yürüyüşüne de yansımış , delikanlıyı bir uydu gibi cazibesine almıştı . Ağa Hüseyin aşk yıldırımıyla çarpılmış , birkaç defa takipten vazgeçmek istediyse de başaramamıştı . Bu tatlı bela son derece güzel , Yeniçeri Hüseyin de biraz içkili yani çakırkeyfdi . Anne kıza arkadan yaklaşan Hüseyin , birden genç kıza sarılarak iki yanağından öptü . Uzaktan Ağa Hüseyin’i tahrik eden kız , işin bu raddeye geleceğini tahmin edemeyince çığlık kopararak düşüp bayıldı . Annesi avazı çıktığı kadar bağırıyor , beddualar savuruyordu . Çevreleri bir anda insan doldu . Güçlü kuvvetli birkaç esnaf Ağa Hüseyin’in üzerine yürüyerek yakaladılar . O sırada Karakollukçular da yetişerek , Ağa Hüseyin’i yaka paça ederek Ağa’nın huzuruna götürdüler . Yeniçeri Ağası kalın bir sesle gürledi : – Gel bakalım delikanlı ! Hesap göreceğiz . Sen benim kim olduğumu bilir misin ? – Bilirim Ağa’m ! – Peki , bu ettiğin halta ne diyeceğiz ? – Ne diyeyim Ağa’m ; kör nefse uyduk … – Seni zindana atacağımı düşünemedin mi ? – Düşündüm ve hesapladım Ağa’m ! – Diri diri derini yüzeceğimi … – Düşündüm ve hesapladım Ağa’m ! – Asacağımı düşünmedin mi ? – Hesapladım Ağa’m ! Yeniçeri Ağası her tehdidin ardından “ Hesapladım Ağa’m “ cevabını aldıkça çılgına döndü . Birden adamlarına emir verdi : “ Alın şu it oğlu iti ; Cerrahpaşa’ya götürüp iyice budatın . dibinden kestirin Sonra da Harem Ağa’larının arasına atın . “ deyince Ağa Hüseyin’in gözleri fal taşı gibi dehşetle açıldı . – Aman ; ayaklarını öpeyim Ağa’m ! Yemin ederim ki bu kadarı hesabımda yoktu ; Ağa’m ! Ağa Hüseyin göze girerek zamanla yükseldi . Vezir paşa olmasına rağmen o , hep ‘Ağa’ kelimesi başa gelerek Ağa Hüseyin Paşa olarak anıldı . Ağacı kesen baltanın sapı da ağaçtan olurmuş . Padişah II.Mahmut , Yeniçeri Ocağı’nı kapatmayı kafasına koyunca Yeniçeri Ağası yaptığı Ağa Hüseyin Paşa’yı görevlendirdi . Planlar gizli tutuldu . 1826 Yılında Yeniçeri kışlalarını topa tutarak Ocağı öyle bir dağıttı ki binlerce yeniçerinin kanı İstanbul sokaklarında sel gibi aktı . Halk o kadar bezgin ve nefret yüklüydü .Yeniçeri mezarları bile kırılıp yerle bir edildi . Ağa Hüseyin Paşa , gırtlağına kadar siyasete bulaşmış , cuntalaşmış , ihtilalci bir orduyu yok ederek adını tarihe “ Son Yeniçeri “ olarak yazdırdı
Anlamli Sözler
09 Ocak 2010 Yazan Master
Kategori Güzel Sözler
Yüzmesini biliyor olabilirsin ama şunu bilki okyanusa düştüğünde ancak daha fazla acı çekerek ölürsün
bir yerde küçük insanların buyuk gölgeleri olusuyorsa orada güneş batıyor demektir.
Seven unutmaz unutansa sevmemistir eğer sevipte unutmusa sevmesini bilmemistir.
Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni sevdi başkasına bakar mı?
Sevgini taşımak değil hasretini çekmek zor gülmeyi unutmak değil ağlamaya alışmak değil ölmekte değil özleyipte görmemek zor…
Dumanımda oyoktu sigarayı bıraktım kadehimde oyoktu içkiyi bıraktım rüyalarımda oyoktu uyumayı bıraktım baktımki onsuz olmuyor yaşamayı bıraktım
Martının denizi sevdiği kadar sevebilir misin ? Toprağın suyu sevdiği kadar sevebilir misin ? Leyla`nın Mecnun`u sevdiği kadar sevebilir misin? Hadi bırak butun bunlarıda, Benim seni sevdiğim kadar sen de beni sevebilir misin ?
Kıskanç daha çok sever, fakat kıskanç olmayan daha iyi sever. MOLIER
Kötü haberlerin kanatları vardır, iyi haberlerin ayakları bile yoktur. M.CAVENDISH
Yağmur mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsa aldırmıyorum, maksadı yüzümü ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum…
Hırs bir teknenin, yelkenini şişiren rüzgara benzer. Fazlası tekneyi batırır. Azı da tekneyi olduğu yerde saydırır.
Sen benim gözlerimde saf bir gerçek, Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin. Sen bedenimdeki yumuşak kudret, Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin
Ben seni bir nisan yağmurunda, Ilgıt ılgıt esen rüzgarların gelincikleri okşayıp, Bir kış günü kar altındaki buğday tanesinin, Güneşi özlediği gibi seviyorum…
En kótü insan vicdanini silah olarak kullanan insandir.en iyi insansa silahini vicdan olarak kullanan insandir.
Gözlerin Gözlerimin Gözlediği Gözleri Gözleri Gözleseydi Gözlerinle Gözlerim Göz Göze Gelirdi…
kimbilir hangi akşam güneşle birlikte bende söneceğim kim bilir hangi ellerrden son suyumu içeceğim belki seni göremeden öleceğim ama seni ebediyen seveceğim.
Sevmek kadar sevilmekte bir acının yarabandıdır.
dini Sözler
09 Ocak 2010 Yazan Master
Kategori Güzel Sözler
Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür.
Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. Mevlana
İbret Al Yere Düşen Yaprağa ; O da Senın Gibi Tepeden Bakardı Toprağa
Tevekkül ve Sabir! Varligimin Degerini Bilmeyeni Yoklugumla Terbiye Ederim!
ALLAH verdimi el getirir, yel getirir, sel getirir; Allah varmedi mi el götürür, yel götürür, sel götürür…
Benim sevgimi anlatacak ne söz, ne bir mana, ne de buraya koyulacak bir kategoriye sığacak kadar küçük değil, benim sevgim yüreğimde kimse anlıyamaz allah tan başka.
Haset, ateşin odunu yediği gibi iyi amelleri yer bitirir. Sadaka ise suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları söndürür.
Kul bela görmez hak yazmadıkça Hak bela yazmaz kul azmadıkça…
Gençliğime güvenip erken derken, belki elveda bile diyemezsin giderken… Zahmetsiz rahmet olmaz.
iyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur (MEVLANA)
Kul bir günah işler. Ama onunla cennete girer. Bu şöyle olur işledigi günah devamlı hatırındadır. Ondan her hatırladıkça tövbe edip kaçınır. Böylece o günah sebebiyle cennete girer.
Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)
Kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi kişinin iyi müslüman oluşundandır.
Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarfediyorsun?
Zaman akıp giden nehirdir. Sonu uçsuz bucaksız denizdir. Eğer bu nehre kapılırsan gideceğin yer Cehennemdir..
Kader ne ise olur etme merak, uyma kendi nefsin hakkın emrine, bak altından ağacın olsa zumrutten yaprak, akıbet gozunu doyurur bır avuc toprak
Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü öküzlere ölüm günü inanlara ise bayram günüdür.
Kula bela gelmez hak yazmayınca hak bela yazmaz kul azmayınca.
Musluman selamlasirken en azindan esselamu aleykum demelidir, Selam degil. Cunki, Selam Allahin isimlerinden biri. Birisine Allah diyemedigimiz gibi Selam da diyemeyiz.
İki şeyi unut; yaptığın iyiliği ve sana yapılan kötülüğü. iki şeyi unutma; ALLAH’ı ve ölümü.
Ya İslamda yükselirsin, Ya inkarda çürürsün, Yol mezarda bitmiyor, Gittiğinde görürsün.


